Озвучивание не поддерживается в этом браузере
36. BÖLÜM Cumartesi
Cumartesi sabahı...
İstanbul alışılmadık kadar sakindi.
Gökyüzü masmaviydi.
Deniz durgundu.

Sanki şehir...
Yaklaşan fırtınadan habersizdi.
Ama Façalı Konağı'nda...
Kimsenin içi rahat değildi.
Kahvaltı Masası
Bütün aile aynı masadaydı.
Hızır...
Haşmet...
Teoman...
Behzat...
Emine...
Leyla...
Uzaktaki ekrandan ise İlyas ile Ömür görüntülü olarak bağlanmıştı.
Ömür kahvesini içerken gülümsedi.
- Hepinizi aynı anda görmek ne güzel.
Behzat hemen karşılık verdi.
- Gel o zaman.
- Bugün olmaz.
- İlyas beni pazara götürecek.
Behzat şaşkınlıkla İlyas'a baktı.
- Sen pazara mı gidiyorsun?
İlyas omuz silkti.
- Evliyim.
Masada kahkahalar yükseldi.
Leyla gülerek Teoman'a döndü.
- Sen de öğren.
Teoman hiç bozulmadan cevap verdi.
- Ben de giderim.
Haşmet kaşını kaldırdı.
- İnanmadım.
Emine gülümsedi.
- Ben de.
Teoman pes etmiş gibi ellerini kaldırdı.
- Tamam...
Gitmem.
Kahkahalar yeniden yükseldi.
Kimse fark etmiyordu...
Bu...
Uzun süre birlikte edilen son kahvaltıydı.
Kahvaltıdan Sonra
Leyla bahçeye çıktı.
Telefonuyla Ömür'ü tekrar aradı.
Bu kez görüntülü değil...
Sadece ses.
- Seni özledim.
Ömür gülümsedi.
- Ben de.
- Gel artık.
- Birkaç aya geleceğiz.
Leyla sessizleşti.
- O zaman sana bir sürprizim olacak.
- Ne sürprizi?
- Söylemem.
- Leyla...
- Yok.
İlyas uzaktan seslendi.
- Kesin düğün hazırlığı.
Leyla güldü.
- Belki.
Telefon kapandıktan sonra...
Leyla yüzüğüne baktı.
Parmağında yavaşça çevirdi.
Sonra gülümsedi.
Çalışma Odası
Haşmet ile Hızır yalnızdı.
Masanın üzerinde yeni istihbarat raporları duruyordu.

Hızır dosyayı kapattı.
- Hiçbir hareket yok.
Haşmet pencereye baktı.
- İşte bu beni korkutuyor.
Telefon çaldı.
Koruma amiri arıyordu.
- Reis...
Çevrede olağan dışı bir durum yok.
Haşmet kısa cevap verdi.
- O zaman daha dikkatli olun.
Telefon kapandı.
Hızır derin bir nefes aldı.
- Belki gerçekten geri çekildiler.
Haşmet hiç düşünmeden cevap verdi.
- Hayır.
- Gölge geri çekilmez.
- Sadece görünmez olur.
Aynı Saatlerde
Şehrin dışında...
Üç siyah minibüs...
Ağaçların arasında bekliyordu.
Adamlar sessizdi.
Silahlarını son kez kontrol ediyorlardı.
Ekip lideri saate baktı.
13.20

Telefon titredi.
Tek mesaj geldi.
"Hedef hareket edince haber verin."
Öğleden Sonra
Leyla odasına çıktı.
Dolabını açtı.
Elbiselere baktı.
Emine içeri girdi.
- Hazırlanıyor musun?
Leyla başını salladı.
- Teoman akşam yemeğine çıkaracakmış.
Emine gülümsedi.
- Sana söylemedi.
- Bana sürpriz yapacağını sandı.
İkisi de güldü.
Emine yatağın kenarına oturdu.
Bir süre sessiz kaldı.
Sonra ciddi bir sesle konuştu.
- Sana bir şey soracağım.
- Sor.
- Mutlu musun?
Leyla hiç düşünmeden cevap verdi.
- Hayatımda ilk defa...
Tam anlamıyla mutluyum.
Emine'nin gözleri doldu.
- Hak ettin.
Leyla onun elini tuttu.
- Sen de.
Emine başını eğdi.
- Haşmet değişti. Eskisi gibi değil.
Leyla gülümsedi.
- Sen değiştirdin.
Emine hafifçe başını iki yana salladı.
- Hayır. İçindeki adam hep öyleydi.
Sadece saklıyordu.
İki kadın birbirine sarıldı.
Kapının önünden geçen Behzat onları görünce durdu.
İçeri bakıp gülümsedi.
- Ağlıyor musunuz yine?
İkisi de aynı anda döndü.
- Hayır!
Behzat kahkaha attı.
- İkiniz de yalan söyleyemiyorsunuz.
Akşamüstü
Teoman siyah takım elbisesini giydi.

Aşağı indiğinde Haşmet onu bekliyordu.
- Kaç koruma geliyor?
- Dört.
- Altı olsun.
Teoman başını salladı.
- Tamam.
Haşmet birkaç saniye kardeşine baktı.
- İçim rahat değil.
Teoman omzuna dokundu.
- Ben de dikkatliyim.
Haşmet alçak sesle konuştu.
- Leyla'yı gözünün önünden ayırma.
- Ayırmam.
Aynı Dakikalarda
Siyah minibüslerden biri hareket etti.
İçerideki adam telefona konuştu.
- Hedef hazırlanıyor.
Karşı taraftan tek kelime geldi.
"İzleyin."
Façalı Konağı

Leyla merdivenlerden aşağı indi.
Üzerinde lacivert sade bir elbise vardı.
Teoman birkaç saniye konuşamadı.
Leyla gülümsedi.
- Güzel olmuş mu?
Teoman başını salladı.
- Çok.
Behzat uzaktan bağırdı.
- Abi...
Kendine gel.
Masada kahkahalar yükseldi.
Teoman istemeden güldü.
- Kıskanıyorsun.
- Tabii.
- Benim daha kimsem yok.
Leyla Behzat'ın yanına gidip yanağından öptü.
- Senin de olur.
Behzat omuz silkti.
- Kısmet.
Emine hemen Haşmet'e baktı.
- Duydun mu?
Haşmet ciddi ciddi cevap verdi.
- Adayları araştırırız.
Behzat gözlerini devirdi.
- Siz başlamayın.
Kapının Önü
Araç hazırlanmıştı.
Koruma araçları önde ve arkadaydı.

Teoman kapıyı açtı.
Leyla tam binecekken...
Bir anda durdu.
- Ne oldu?
Leyla konağa baktı.
Sonra içeri koştu.
Teoman arkasından seslendi.
- Leyla!
Birkaç saniye sonra geri döndü.
Elinde eski fotoğraf makinesi vardı.
Teoman gülümsedi.
- Onu da mı götürüyorsun?
- Bugün güzel bir gün. Hatıra kalsın.
Teoman başını salladı.
- Haklısın.
İkisi araca bindi.
Konvoy yavaşça hareket etti.
Uzakta
Siyah minibüsteki adam telsize uzandı.
- Hedef çıktı.
Birkaç saniye sonra bütün telsizlerde aynı emir yankılandı.
"Bütün ekipler yerlerine."
Eski Fabrika
Gölge haritanın başındaydı.
Bir adam içeri girdi.
- Reis...
Konvoy hareket etti.
Gölge gözlerini kapattı.
Saatine baktı.
18.07
Yavaşça ayağa kalktı.
Siyah ceketini giydi.
Masadaki tek fotoğrafı eline aldı.
Fotoğrafta...
Teoman ile Leyla'nın Boğaz'da çekilmiş görüntüsü vardı.
Parmağıyla Leyla'nın yüzüne dokundu.
Sonra fotoğrafı yerine bıraktı.
- Başlayın.
Adam başını eğdi.
- Emredersiniz.
Kapı kapandı.
Gölge odada yalnız kaldı.
Sessizce fısıldadı.
- Affet beni Teoman...
Ama seni yenmenin başka yolu yok.
İstanbul Yolları
Konvoy şehrin merkezinden uzaklaşıyordu.
Öndeki koruma aracı bir anda telsize uzandı.
- Merkez...
Beyaz panelvan üç kilometredir peşimizde.
Teoman aynadan baktı.
Gerçekten de...
Aynı araç...
Üç kavşaktır arkalarındaydı.
Leyla bunu fark edince sessizce sordu.
- Takip mi ediliyoruz?
Teoman gözünü aynadan ayırmadı.
- Evet.
Koruma amiri yeniden konuştu.
- Müdahale edelim mi?
Teoman birkaç saniye düşündü.
- Hayır.
- Önce kim olduklarını görelim.
Beyaz panelvan...
Bir anda sağ şeride geçti.
Sonra başka bir sokağa sapıp gözden kayboldu.
Koruma rahatladı.
- Yanlış alarm galiba.
Ama Teoman'ın içindeki his...
Tam tersini söylüyordu.
Aynı saniyelerde...
Şehrin başka üç noktasında...
Üç farklı ekip araçlarına biniyordu.

Birinci ekip...
Elektrik kesintisinden sorumluydu.
İkinci ekip...
Koruma araçlarını durduracaktı.
Üçüncü ekip ise...
Yalnızca tek kişiyi almak için hazırlanıyordu.
Leyla Çakırbeyli.
Ve o anda...
Hiç kimsenin bilmediği bir gerçek vardı.
Bu geceden sonra...
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.


Комментарии