37 страницаОпубликовано: 20.08.2026. 09:21
20

Озвучивание не поддерживается в этом браузере

37. BÖLÜM Tuzak

Konvoy ağır ağır ilerliyordu.

Teoman'ın eli direksiyondaydı.

Leyla ise camdan İstanbul'un akşam ışıklarını izliyordu.

Bir süre sonra sessizce konuştu.

- Biliyor musun...

- Ne?

- Böyle akşamları çok seviyorum.

Teoman gülümsedi.

- Neden?

- Çünkü şehir ilk defa masum görünmeye çalışıyor.

Teoman kısa bir bakış attı.

- Ama değil.

Leyla başını salladı.

- Biliyorum. Yine de birkaç dakika inanmak istiyorum.

Teoman elini uzattı.

Leyla parmaklarını onun elinin içine bıraktı.

- İnan.

- Ben yanındayım.

Aynı Anda

Öndeki koruma aracının telsizi cızırdadı.

- Reis...

İleride trafik kazası var.

Konvoy yavaşladı.

Koruma amiri araçtan indi.

Yaklaşık yüz metre ileride iki otomobil çarpışmıştı.

Yol tamamen kapanmış görünüyordu.

Teoman'ın kaşları çatıldı.

- Çok düzenli...

Leyla ona baktı.

- Ne oldu?

Teoman gözlerini kazadan ayırmadı.

- Bu bana doğal gelmedi.

Koruma amiri telsizden konuştu.

- Beş dakika sürer.

Teoman sert bir sesle cevap verdi.

- Hayır.

- Geri dönüyoruz.

Tam sürücüsüne işaret edeceği sırada...

Bütün sokak karanlığa gömüldü.

Elektrikler kesilmişti.

Façalı Konağı

Aynı saniyede...

Bütün konağın ışıkları söndü.

Behzat ayağa fırladı.

- Abi!

Haşmet pencereye koştu.

- Jeneratör!

Koruma amiri bağırdı.

- Çalışmıyor Reis!

Hızır'ın telefonu çaldı.

Arayan...

Teoman'dı.

Fakat hat açılır açılmaz sadece cızırtı geldi.

Sonra bağlantı tamamen kesildi.

Haşmet'in yüzü bembeyaz oldu.

- Başladı...

Yol

Karanlığın içinde...

İlk patlama sesi duyuldu.

BOOM!

Öndeki koruma aracının hemen önünde sis bombası patladı.

cd44abf71d6f0e6101b6c6e1c3af5a05.jpg

Yoğun beyaz duman bütün yolu kapladı.

Koruma amiri bağırdı.

- Pozisyon alın!

Daha cümlesi bitmeden...

İki taraftan susturuculu silah sesleri yükseldi.

Pıt! Pıt! Pıt!

İlk iki koruma yere düştü.

Teoman kapıyı açtı.

Leyla'ya döndü.

- Arabadan inme!

Silahını çekip dışarı çıktı.

Çatışma

Kurşunlar peş peşe geliyordu.

Koruma ekibi karşılık vermeye başladı.

Teoman bir aracın arkasına siper aldı.

0eed10139e71366331014aa2658ab569.jpg

İlk saldırganı omzundan vurdu.

İkincisi yere düştü.

Üçüncü adam geri çekildi.

Teoman bağırdı.

- Leyla!

İçeriden cevap geldi.

- Buradayım!

- Kapıları kilitle!

- Tamam!

Karanlığın İçinde

Gölge uzaktaki bir binanın çatısından dürbünle olanları izliyordu.

Yanındaki adam şaşkınlıkla sordu.

- Şimdi mi alıyoruz?

Gölge başını iki yana salladı.

- Hayır.

- Daha değil.

- Önce Teoman'ı arabadan uzaklaştırın.

Yeni Hamle

Bir anda...

Teoman'ın sağ tarafındaki binadan yardım çığlığı yükseldi.

- Yardım edin!

- Lütfen!

Teoman istemsizce başını çevirdi.

Bir kadın sesi...

Ardından ağlayan bir çocuk...

Koruma amiri bağırdı.

- Reis! Tuzak!

Teoman tam geri dönecekti ki...

İki saldırgan aynı anda üzerine ateş açtı.

Kurşunlardan biri omzunu sıyırdı.

Diğeri aracın camını parçaladı.

Teoman yeniden siper aldı.

Araç

Leyla içerideydi.

Nefesi hızlanmıştı.

Telefonunu çıkardı.

Haşmet'i aradı.

Çekmiyordu.

Behzat...

Çekmiyordu.

İlyas...

Ulaşılamıyordu.

Sonra Ömür'ün adını gördü.

Parmağı arama tuşunda durdu.

- Hayır...
Onu korkutmayacağım.

Telefonunu cebine koydu.

Tam o anda...

Arka kapının kolu hafifçe oynadı.

Leyla dondu.

Silahını kaldırdı.

Kapı tekrar zorlandı.

Dışarı

Teoman bunu fark etti.

- Leyla!

Koşmaya başladı.

Tam arabaya ulaşacağı sırada...

Siyah bir minibüs bütün hızıyla önüne kırdı.

Dört maskeli adam aynı anda indi.

Teoman ateş açtı.

Birini vurdu.

İkincisini dizinden düşürdü.

Fakat diğer ikisi onu oyalamaya devam ediyordu.

Koruma amiri bağırdı.

- Reis! Arabaya!

Teoman bütün gücüyle ilerlemeye çalışıyordu.

Ama saldırganlar özellikle geri çekiliyor...

Onu araçtan birkaç metre daha uzaklaştırıyordu.

Tam Gölge'nin istediği gibi.

Araç İçinde

Kapı üçüncü kez zorlandı.

Leyla derin bir nefes aldı.

Silahını doğrulttu.

Kapı açıldığı an...

Tetiğe bastı.

Pat!

Dışarıdan acı dolu bir çığlık geldi.

Bir adam yere düştü.

Leyla ikinci kez ateş etti.

Diğer saldırgan geri çekildi.

Leyla hemen kapıyı yeniden kilitledi.

Elleri titriyordu.

Ama gözleri kararlıydı.

- Gelin...
Bir daha gelin.

Çatı

Gölge bunu dürbünden izledi.

Dudaklarında hafif bir tebessüm oluştu.

- Güzel... Beklediğimden cesur çıktı.

Yanındaki adam sordu.

- Plan değişecek mi?

Gölge başını salladı.

- Hayır.

- Şimdi son perde.

Aynı Anda

Haşmet...

Hızır...

Behzat...

On beş araçlık konvoyla olay yerine doğru ilerliyordu.

Behzat telsizi elinden bırakmıyordu.

- Teoman abi! Cevap ver!

Sessizlik...

Bir kez daha denedi.

- Leyla!

Yine cevap yoktu.

Behzat'ın sesi ilk kez titredi.

- Ne olur...
Biriniz cevap verin.

Haşmet direksiyona yumruğunu vurdu.

- Daha hızlı!

Araçlar sirenler eşliğinde yolu yarıyordu.

Yol

Duman yavaş yavaş dağılmaya başladı.

Teoman sonunda araca birkaç metre kalmıştı.

- Leyla!

İçeriden cevap geldi.

- Buradayım!

Teoman rahat bir nefes aldı.

Tam o anda...

Yolun karşı tarafında park hâlindeki siyah kamyonun kasası açıldı.

İçinden altı maskeli adam daha indi.

Ekip lideri elini kaldırdı.

- Şimdi!

Ve altı kişi aynı anda...

Doğrudan Leyla'nın bulunduğu araca doğru koşmaya başladı.

Teoman bütün gücüyle onlara doğru koştu.

Aralarında yalnızca birkaç saniyelik mesafe kalmıştı.

O birkaç saniye...

Bir hayatı değiştirmeye yetecekti.

Комментарии

0 / 5000 символов
Пока нет комментариев. Будьте первым!