Озвучивание не поддерживается в этом браузере
38. BÖLÜM Son Sarılış
Kurşun sesleri...
Bir anda kesildi.
Sokak...
Derin bir sessizliğe gömüldü.
Teoman nefes nefese araca ulaştı.
Arka kapıyı açtı.
- Leyla!
Leyla korkuyla dışarı çıktı.
Onu görür görmez...
Hiç düşünmeden koştu.
Teoman da ona doğru yürüdü.
Birbirlerine birkaç adım kala...
Sanki dünya durmuştu.
Ne siren sesleri...
Ne duman...
Ne de yerde yatan adamlar...
Hiçbiri artık yoktu.
Sadece ikisi vardı.
Leyla gözyaşları içinde Teoman'a sarıldı.

- Bitti...
Teoman onu iki kolunun arasına aldı.
Başını saçlarına yasladı.
- Bitti...
- Buradayım. Seni bırakmadım.
Leyla titreyen sesiyle fısıldadı.
- Çok korktum.
Teoman gözlerini kapattı.
- Ben de. Bir daha seni tek bir saniye bile gözümün önünden ayırmayacağım.
Leyla gülümsedi.
- Söz mü?
- Söz.
Tam o anda...
Arkalarındaki dumanın içinden...
Siyah bir siluet belirdi.
Yüzünde siyah bir maske vardı.
Elindeki susturuculu tabanca hâlâ dumanın içinde parlıyordu.
Teoman fark etmedi.
Leyla'nın bakışları o yöne kaydı.
Ama yüzü seçemedi.
Kim olduğunu anlayamadı.
Sadece bir anlık bir gölge gibi gördü.
Siluet birkaç adım geri çekildi.
Dumanın içine karıştı.
Ve kayboldu.
Hiçbir kelime söylenmedi.
Hiçbir isim duyulmadı.
Sadece ölümün bıraktığı sessizlik kaldı.
Leyla'nın bedeni bir anda sarsıldı.
Teoman'ın gözleri açıldı.
- Leyla?..
İkinci kurşun geldi.
Pıt!
Leyla'nın nefesi kesildi.
Kolları bir anda gevşedi.
Teoman panikle onu tuttu.
- Hayır!
- Leyla bak bana!
Üçüncü kurşun...
Ama bu kez ölümcül değildi; Leyla'nın bedeni ağır şekilde sarsıldı, yere yığılmamak için Teoman'a tutundu.

Pıt!
Teoman bağırdı.
- Ambulans! Çabuk!
Sokak bir anda hareketlendi.
Sireni uzaktan duyulan araçlar hızla yaklaştı.
Leyla'nın gözleri yarı kapalıydı.
Nefesi düzensizdi.
Teoman onu bırakmıyordu.
- Gitmiyorsun... Duymuyor musun beni? Gitmiyorsun!
Ambulans geldiğinde sağlık ekipleri koşarak indi.
Sedye açıldı.
Doktor ve hemşireler hızla müdahale etti.
- Nabız zayıf!
- Hemen oksijen!
- Damar yolu açın!
Teoman sedyenin yanında yürüyordu.
Elini bir an bile bırakmadı.
- Ben buradayım Leyla...Sakın gözünü kapatma...
Ambulans sirenleriyle hastaneye doğru yola çıktı.
Hastane
Koridorlar koşuşturmayla doluydu.
Kapılar açılıp kapanıyor, cihazlar hazırlanıyordu.
Leyla acil müdahale odasına alındı.
Teoman kapının önünde durdu.
Elini camdan çekmiyordu.
- İçerideyim...Buradayım...
Dakikalar saat gibi geçti.
İçeride defalarca kalp masajı yapıldı.
Oksijen, ilaçlar, müdahaleler...
Her şey yapılıyordu.
Ama Leyla hâlâ sınırdaydı.
O sırada kapı açıldı.
Emine içeri koşarak geldi.
Gözleri doluydu.
- Leyla nerede?!
Teoman cevap veremedi.
Sadece kapıyı gösterdi.
Emine bir an dondu.
Sonra dizlerinin bağı çözüldü.
Haşmet onu tutmaya çalıştı ama yetişemedi.
- Kardeşim...Kardeşim benim...
Emine Haşmet'in omzuna yığıldı.
Hıçkıra hıçkıra ağlıyordu.
- Öldü mü o?! Söyleyin bana!
Haşmet de konuşamadı.
Sadece başını eğdi.
Hızır ise Teoman'a doğru yürüdü.
Gözleri öfkeyle doluydu.
- Ne yaptın sen?! Kardeşimi sana emanet ettim! Bak haline!
Teoman geri adım atmadı.
- Ben elimden geleni yaptım!
Hızır bir adım daha attı.
- Yetmedi! Yetmedi Teoman!
Behzat hemen araya girdi.
Hızır'ın kolunu tuttu.
- Dur abi şu an zamanı değil! Adam da perişan!
Hızır nefes nefese kaldı ama geri çekilmedi.
Kritik An
İçeriden bir hemşire çıktı.
- Doktor sizi bekliyor!
Herkes bir anda sustu.
Teoman ilk hareket eden oldu.
Kapı açıldı.
Doktor yorgun bir yüzle dışarı baktı.
Bir an sessizlik oldu.
Herkes nefesini tuttu.
Doktor başını eğdi.
- Çok uğraştık...Ameliyata aldık, kanamayı durdurmaya çalıştık...fakat...
Durdu.
O an Emine dizlerinin üzerine çöktü.
Haşmet onu tuttu.
Hızır yumruklarını sıktı.
Teoman'ın gözleri dondu.
Doktor devam etti:
- Başınız sağolsun...Maalesef hastamızı kaybettik.
O an...
Koridorda hiçbir ses kalmadı.
Sadece Emine'nin çığlığı yankılandı.
- Kardeşimmm!
Haşmet onu tutarken gözleri doldu.
Hızır duvara yaslandı.
Teoman ise...
Kapıya doğru bir adım attı.
Sanki hâlâ içerideymiş gibi.
Fısıldadı:
- Leylam...


Комментарии