19 страница26 августа 2018, 23:33

19.BÖLÜM 'Tespit'

Korkuyordum. Neyden korktuğumu bile bilmemekten korkuyordum. Bize ne olduğunu anlayamadığım için korkuyordum. 

"Deniz, sence aynı rüyaları mı görüyoruz? Yoksa gördüğümüz şeyler rüya değil mi?"

"Bilmiyorum. Ama her biri çok gerçekçi."

"Bize neler oluyor böyle?"

"Keşke bilsem. Keşke..."

Sandalyemden ayağa kalktığımda o da kalktı. Korktuğumu biliyordu. Kollarını açarak boynuma sarıldı. Kokusu tanıdıktı. Onu tanıdığımdan emindim. Ama birbirimizi neden hatırlayamadığımızı bilmiyordum. 

"Kokun o kadar tanıdık ki Deniz... Neden seni hatırlayamıyorum? Neden seni daha önce görmediğimi bildiğim halde seninle uzun süredir tanıştığımızı hissediyorum?"

Eli saçlarımdaydı. O da aynı şeyleri hissediyordu fakat bunları dile getirmiyordu. Onu tanıdığım kadar, o da beni tanıyordu. Ama beni hatırlamıyordu. 

Yavaşça ondan ayrıldım. "Deniz, bu sana ne zamandan beri oluyor?"

"Bayılma olayını soruyorsan yazdan beri. Ama bu gerçekçi rüyalar ilk olarak seni koridorda gördüğüm rüya ile başladı."

"Anlaşılan ikimize de aynı zaman diliminde etki etmiş. Çarşamba günleri sürekli gördüğün bir rüya oluyor mu?"

"Evet. Bir ormanda oluyorum. Tek başıma yürüyorum fakat sonra ayağım kayıyor ve düşüyorum."

"Ben odamda oluyorum ve gök gürültüsü duyup penceremin kenarına gidiyorum. Ardından aşağıya düşüyorum."

"Her şeyimiz aynı. Fakat gördüğümüz sürekli rüyalar ve bayılma günlerimiz farklı."

"Kahretsin! Bugün günlerden salı. Saat kaç?"

"Sanırım birazdan bayılacaksın." Yere düşmemek için odanın içindeki koltuğa oturdum. Deniz de yanıma gelmişti.

"Geçen hafta salı günü sizin evde bayılmıştım ya. Gece uyuduğumda aynı rüyayı görmemiştim."

"Ben geçen hafta yine aynı rüyayı görmüştüm. Farklı bir noktamızı daha buldum."

"Deniz başım dönüyor," dediğimde elimden tutmuştu.

"Tamam, bir şey olmayacak." Gerisini duyamadan bayılmıştım. 

Gözümü açtığımda Deniz'in dizlerinde yattığımı fark ettim. Elimle başımı tuttuktan sonra koltukta doğruldum. 

"Artık eve gitmeliyim," dediğimde koltuktan kalkıp elini uzattı. Elinden tutarak ayağa kalktım. Birlikte Luna'dan çıkıp Deniz'in arabasına bindiğimizde beni evime kadar bıraktı. "Sağ ol," deyip arabadan inerek evime çıktım. Annem ve babam henüz gelmemişti. Odama girerek öğrendiklerimi sindirmeye çalıştım. Bize ne olduğunu bulmalıydım.

*

Uyanıp üzerimi giydiğimde evden çıkarak binanın önünde Bade'yi bekledim. O da geldiğinde birlikte okula gittik. Derse girdiğimizde öğle arasına kadar olan tüm derslerin geçmesini bekledik.

Öğle arası geldiğinde hemen spor salonuna inmiştim. Bade kantinde olduğu için Deniz'i bulur bulmaz onunla konuşmak istemiştim. Üzerimi değiştirip spor salonunun içine girdim fakat etrafta benden başka kimse yoktu. Elime bir top alıp kendi başıma oynarken Bade de gelmişti. Sanırım bugün Deniz ile konuşamayacaktım. 

*

Antrenman sona erdiğinde Bade ile otobüse binip eve gittik. Deniz bugünkü antrenmana gelmemişti. Ona mesaj atmamak konusunda da kararsızdım çünkü nasıl davranacağı belli olmuyordu. Eve girip duş aldıktan sonra odama geçtim. Üzerime kalın bir şeyler giyip saçlarımı kuruladım. Annem eve çoktan gelmiş olsa bile babam evden geç çıktığı için gece de gelmeyecekti. Zaten buna da alışmıştım. 

Evde canım sıkıldığı için Bade'yi aradım. Annesi ve babası evde olmadığı için onlara çağırınca evden çıkıp Bade'nin yanına gittim. Film açıp izlerken telefonumun mesaj sesini işittim. Ekranı açarak gelen mesaja baktım. Mesaj Deniz'dendi. Bizim ile ilgili bir şey deneyeceğini ve buluşmamız gerektiğini söylüyordu. 

"Bade, benim gitmem lazım."

"Otur kızım ya. Eve gidip ne yapacaksın sanki?"

"Eve gitmeyeceğim."

"Nereye gideceksin o zaman?"

"Deniz'in yanına."

Kısa bir şaşkınlık geçiren Bade çabuk toparlanmıştı. "Arelya, sen neler çeviriyorsun böyle? Hani ondan hoşlanmıyordun? Niye buluşacaksın onunla?"

"Bade, sana anlatırdım ama şu an gerçekten sırası değil. Eğer annem ararsa burada olduğumu söyler misin? Çünkü Deniz'le konuştuğumu bilmiyor."

"Hem bir şey anlatmayacaksın, hem de senin yüzünden Leyla Teyze'ye yalan söyleyeceğim öyle mi?"

"Bade, lütfen."

Yüzümdeki masum ifadeye dayanamayacağını biliyordum. "Tamam, tamam. Ama sonra neler olduğunu anlatacaksın."

Onu başımla onaylayıp evden çıktım. Annemin görmesi riskini alamadığım için siteden koşar adımlarla çıkmıştım. Deniz sitenin kapısında arabasını park ettiğinde hızlıca arabasına bindim.

"Niye farklı bir binadan çıktın?"

"Bade'nin evindeydim. Buluştuğumuzdan annemin haberi yok. O yüzden ne deneyeceksen çabuk olmalısın."

"Arelya, kastettiğim şeyi deneyebilmemiz için aynı yerde kalmamız gerekiyor."

"Bu mümkün değil. Tüm gece dışarıda olamam."

"Ne yapacağız o zaman?"

"Bilmiyorum ama seninle gelmeyeceğim kesin." Biraz daha düşündüm. Aklıma gelen bir şey vardı fakat bunu Deniz'in kabul edip etmeyeceğinden şüpheliydim. "Aslında bir şey var ama kabul eder misin, bilmiyorum."

"Neymiş o?"

"Sen bizde kalacaksın."

Sunduğum fikir biraz riskliydi ama aklıma bundan başka bir şey gelmemişti. Onu odamdaki banyoda saklayabilirdim.

"Sen benimle gelemeyeceksin ama ben sizde mi kalacağım?"

"Evet. Ama bunu kimse bilmeyecek."

"O nasıl olacak?"

"Sen önce arabayı sitenin ilerisinde bir yere park et. Ben seni aradığımda da siteye gir. Ve koşarak bizim binaya girip 8.kata çık. Şimdi sen git. Benden haber bekle."

Arabasından inerek koşar adımlarla eve gittim. Asansöre bindiğimde Bade'ye eve geçtiğimi bildiren mesajımı da atmıştım ama yanıma gelmemesi için rahatsız olduğumu söyledim. Eve anahtarla girdiğimde annemin salonda oturduğunu gördüm. 

"Niye erken geldin?" dediğinde yanına gittim. 

"Kendimi çok kötü hissediyorum anne. Hemen yatmak istedim."

"Neden, neyin var?"

"Karnım ağrıyor ve midem bulanıyor."

"Sana bir şeyler yapmamı ister misin?"

"Aslında markete inip sevdiğim çikolatalardan alsan çok güzel olur. Ben alacaktım ama kapının önünde aklıma geldi. Biliyorsun, onları yeyince düzeliyorum."

"Tamam anneciğim, sen bekle ben alıp geliyorum. Zaten markete inecektim ben de. Evde deterjan bitmiş."

"Tamam o zaman. Ben odamda yatacağım biraz." Annemin yanından ayrılıp koşarak odama girdim. Camdan aşağıya baktığımda Deniz'in ileriye arabasını park etmiş, siteye doğru yürüyor olduğunu gördüm. Dış kapının sesi gelince annemin evden çıktığını anlayıp Deniz'i aradım.

"Alo, Deniz. Biraz daha hızlı ol. Annem markete indi. Hemen gelir."

"Tamam, gördüm anneni. Giriyorum şimdi siteye."

Telefonu kapatıp binaya yaklaşana kadar onu izledim. Görüş açımdan çıktığı zaman doğruca salona geçtim. Yaklaşık bir dakika sonra dış kapıyı açarak asansör numarasına baktım. Asansörün kapısı bizim katta açıldığında heyecanlanmıştım. Deniz'i gördüğüm hızlı olması için el salladım. Birinin görmesinden korkuyordum. Ayakkabılarını çıkaracağı sırada içeriye geçmesi için kolundan tutup çektim. Kapıyı kapattığımda derin bir nefes almıştım. 

"Hoş geldin. Kusura bakma biraz aceleci davrandım."

"Önemli değil."

"Neyse, odama geç hemen. Anneme yakalanmak istemiyorum," dediğimde önden ilerleyip odama girdim. O da arkamdan geldiğinde kapıyı kapattım. Nedensiz bir şekilde heyecanlanmıştım. Odamın içindeki sandalyeyi çekerek oturduğumda ona da koltuğu gösterdim. Karşıma oturduğunda boğazımı temizledim. "Nasıl bir şey deneyeceksin?"

"Öncelikle dün rüya gördün mü?"

"Evet. Yine aynı rüyayı gördüm."

"Ama bizim evde kaldığın zaman rüya görmemiştin. Değil mi?"

Söylediklerini anlamak için kaşlarımı çattım. "Evet."

"Arelya, gördüğümüz bu rüyalardan sonra bir şey fark ettim. Aslında hepsinin ortak bir yanı var. Her rüyamız biz birbirimize yakınken gerçekleşiyor ve her rüyamızda mutlaka kötü bir şey yaşamış oluyoruz. Rüyalarımızda ikimiz de korkmuş oluyoruz. Veya üzülmüş. Bu yüzden aslında ikimiz de yaşamak istemediğimiz anların rüya olduğunu görüyoruz."

"Ama gördüğümüz ilk rüyayı hatırlasana Deniz. Sen kolumdan tutup beni duvara yaslamıştın. Ve korkmuş görünmüyordun."

"Evet, korkmamıştım. Ama o hareketi yapar yapmaz pişman olmuştum. Ardından üzülmüştüm ve kalbim hızla atmaya başlamıştı. Yani Arelya, aslında her rüyamız, yaşamak istemediğimiz anları temsil ediyor ve mutlaka bunun için yan yana olmamız gerekiyor. O gün bizim evdeyken rüya görmemiştin, çünkü seninle aynı evin içindeydik ve birbirimizi göremesek bile yakın olduğumuzu biliyorduk. Ben yaklaşık yarım saat sonra her zamanki gibi bayılacağım ve gece aynı yerde kalacağımız için aynı rüyayı bir kez daha görüp görmeyeceğime bakacağım. Eğer aynı rüyayı görmezsem, bu demek oluyor ki..."

"Ne demek oluyor?"

"Yan yana olduğumuz sürece rüyalarımızı kontrol edebileceğiz. Ve başımıza kötü bir şey geldiğinde, onu aslında bir rüya olarak göreceğiz."

19 страница26 августа 2018, 23:33

Комментарии

0 / 5000 символов

Форматирование: **жирный**, *курсив*, `код`, списки (- / 1.), ссылки [текст](https://…) и обычные https://… в тексте.

Пока нет комментариев. Будьте первым!