10 страница17 января 2018, 22:42

10.BÖLÜM 'Kardeş'

Sarılmaya devam ettiler. Ne Deniz geri çekildi, ne Ecem. Oturduğum koltukta kıpırdandım birkaç kez. Aklıma, kardeşimi kaybettiğim gün gelmişti. Onun yanımdan ayrıldığı gün, anneme sımsıkı sarılmıştım. Yalnız olmadığımı hissetmek istedim. Tıpkı Ecem'in kendini yalnız hissetmemesi için Deniz'in ona sarılışı gibi. 

Kardeşimin ölümünün aklıma gelmesiyle, oturduğum yerden kalkıp hızlıca odadan çıktım. Bu kocaman evde, nereye gideceğim hakkında hiçbir fikrim yoktu. 

Merdivenlerden aşağıya inerek bahçeye çıktım. Evin kapısı tekrar açıldığında peşimden gelen kişinin Bade olduğunu anlamıştım. Arkasında Melis de vardı. 

Bade, ne olduğunu bildiği için sadece sarılmakla yetindi. Melis'in ise kardeşimden haberi olmadığı için "Arelya, ne oldu?" diye sordu. 

"Kardeşi..." dedi Bade, benim yerime konuşarak. Devamını getirmesine gerek kalmadan Melis anlamıştı ne olduğunu. Bade'ye sarılırken hıçkırarak ağlamaya devam ettim. Ne kadar ağlarsam, o kadar iyi hissedecekmişim gibi. 

Ağlamam durulduğunda, kızlarla birlikte tekrar yukarıya çıktık. Deniz odadan çıkmış, Ecem ve Yaren oturmaya devam ediyordu. 

"Sen iyi misin?" dedi Yaren sessizce. Evet anlamında kafamı salladım. Ecem ağlamasını kesmiş, susmaya devam ediyordu. Ama aramızdaki sessizliği bozan, kendisi olmuştu.

"O gün, Deniz'in yanına gittiğimde, kuzenimin hastaneye kaldırıldığını öğrendim. Deniz'le birlikte yanına gittik. Ertesi gün de sınavdan sonra, durumunun kötüleştiğini öğrendim. Tekrar yanına gittik ama biz gittiğimizde çoktan ölmüştü," diyerek ağlamaya devam etti. Gözlerim tekrar dolsa da ağlamamak için kendimi tuttum. 

"Neyi vardı? Hasta mıydı?" dedi Bade. 

"Hayır, kaza geçirdi," dedi hıçkırıklarının arasından Ecem. 

"Peki herkes nerede? Ev bomboş," dedi Yaren. Buraya geldiğimden beri en çok merak ettiğim soru buydu. Gerçekten, herkes neredeydi? Ya da Ecem neden onların yanında değildi.

"Cenaze evi burası değil. Herkes, amcamın evinde. Ben, oraya gidemedim," dediğinde ağlaması biraz durulmuştu. "Onu çok seviyordum ben... Nasıl ölür? Aklım almıyor," diyerek tekrar ağlamaya başladı. Acısı çok tazeydi. Onu hiçbirimiz anlayamazdık. Benim kardeşim de ölmüştü, ama onun acısını anlayamayacak kadar zaman geçmişti aradan. 

"Bugün burada kalır mısınız? Kendimi çok yalnız hissediyorum," dedi Ecem. O, bu durumdayken; hiçbirimiz bu teklifine hayır diyemezdik.

"Tabii kalırız. Ayrıca sen yalnız değilsin. Biz buradayız," dedi Melis. Ecem'in ağlamaları daha da durulmuştu. Zamanla alışacaktı bu duruma. 

Akşam saatlerine yaklaşmış; ben ve Bade, annelerimize bugün burada kalacağımızı söylemiştik. 

Ecem'in odasına getirilen bir sürü yemek tabağı, biz hiçbirine dokunmadan geri gitmişti. Hiçbirimizin iştahı yoktu. Bu saate kadar da yalnızca ağlamış ve susmuştuk. Hiçbir konuşma geçmiyordu aramızda. 

"Bade, ben bir lavaboya gideceğim," diyerek oturduğum yerden kalktım.  

Odanın içinden çıkıp, büyük koridora çıktım. Lavabonun hangi kapının arkasında olduğuna dair hiçbir fikrim yoktu. Aşağıya inerek, hizmetlilerden birine sormayı düşündüm. Merdivenlerin sonuna geldiğimde, koridorda sola dönmek için niyetlenmiştim ki; benden çok büyük olmayan bir cüsseye çarptım.

Kafamı kaldırdığımda "Deniz," dedim kaşlarımı çatıp. Bu saatte, bu evde ne işi vardı?

"Evet?" dedi kaşlarını çatarak. Bir şey söyleyeceğimi sanıyordu, oysa ben sadece şaşırdığım için ismini söylemiştim.

"S-senin burada ne işin var? Yani, yanlış anlama hesap sormak için değil de... Biz zaten Ecem'in yanında kalıyorduk," dedim durumu toparlamaya çalışıp. Gerçekten sevgili olabilirler miydi?

"Burası benim evim," dedi kaşlarını kaldırarak.

Bu cümlesinin ardından kaşlarını çatan taraf ben oldum.

"Burası Ecem'in evi," dedim kendimden emin bir şekilde. Evi birlikte tutmuş olabilirler miydi?

"Yani?" dedi sorar bir şekilde.

"Yani burası Ecem'in evi. Birlikte mi tuttunuz evi?"

Kısaca bir kahkaha attı.

"Arelya," dediğinde ismimi biliyor olmasına şaşırmıştım. Zaten zor ezberlenen bir ismim vardı.

"Ecem, benim kardeşim."

Gözlerimi kocaman açtım. Kardeş mi? Ecem ve Deniz nasıl kardeş olurdu?

"Kardeş mi?" dedim bağırarak.

"Sen ne zannediyordun? Sevgili olduğumuzu mu?" dediğinde kafamı evet anlamında salladım.

"Kardeş gibi durmuyorsunuz."

"Evet, durmuyoruz."

Oluşan sessizliği, Deniz'in telefonuna gelen mesaj bozmuştu. Hâlâ karşısında duruyordum. Telefonuna baktığında "Hay sikeyim işini. Geç kaldım. Saat 9'a geliyor," demişti. Söylediği küfüre bile takılamadan, bugünün salı olduğunu hatırlamıştım. Muhtemelen birkaç dakika sonra bayılacaktım.

"9'a mı geliyor?" dedim telaşla.

"Evet, niye ki?" dediğinde sorusunu cevaplamadan "Lavabo ne tarafta?" diye sordum.

"Yukarıda, koridorun sonunda da, bir şey mi oldu?" diye sormuştu. Onu cevapsız bırakarak merdivenlerden hızla çıkmaya başladım.

"Arelya," diye bağırmıştı arkamdan. Ona cevap vermeden koşmaya devam ettim.

Banyonun kapısına geldiğimde, açmak için elimi kaldırmıştım. Ama açamadan düşeceğimi biliyordum. Başımı yere çarptığımda bilincim çoktan kapanmıştı.

*

"Arelya. Arelya."

Başım ağrıyordu. Her zamanki gibi donuktu sesler.

Gözlerimi açmaya çalıştım. Bulanıklık yavaşça geçiyordu.

"Deniz," dedim zorla.

"Benim," dedi. O olduğunu zaten biliyordum. Söylediklerimi hep yanlış anlıyordu!

Yerimden kalkmaya çalışırken yardımcı oldu.

"Dur, yavaş ol," diyerek ayağa kaldırıp belimden ve kolumdan tutmaya devam etti.

"Yine bayıldım mı ben?" dediğimde kaşlarını çattı.

"Yine mi derken?" dedi sorarcasına.

"Şey... Hep oluyor bu. Yani her salı..." dedim çekinerek. Bu durumdan annemin bile haberi yokken, bana yabancı bir çocuğa söylemiştim. Merak edip de hayatımla ilgili bir şeyler sorsa, ona her şeyi anlatabilirmişim gibi hissettim. Onu ilk gördüğüm günden beri söylüyordum; ben onu tanıyorum. Hatırlamıyor olsam bile, onu tanıdığımdan emindim.

Kolumdaki elini yüzüme çıkarırken, bir eliyle belimi tutmaya devam etti. Gözlerimin içine değil, alnımın kenarındaki yara izine bakıyordu. Sanırım kaşımın yanındaki ufak yarık dikkatini çekmişti.

O da beni tanıyor olabilir miydi?




10 страница17 января 2018, 22:42

Комментарии

0 / 5000 символов

Форматирование: **жирный**, *курсив*, `код`, списки (- / 1.), ссылки [текст](https://…) и обычные https://… в тексте.

Пока нет комментариев. Будьте первым!