ARANIZDAN ÇEKİLİYORU(M)...2
O zamandan Jungkook ve Tae sürekli yanımdaydılar. Sanki beni koruyordular. Bana acıyordular. Bunu anlıyordum.
Zamanla onlardan sıkılıp kendimi eve kitlerdim. Zamanla sadece onlara uyup delilik yapardık. Böylece 2 yıl geçmişti. O gecede o delilik yapacağımız günlerden olmuştu. Ben salaksa doğruluk ve casaret oyununda kalbimi Jungkooka açmıştım. Oyunu kaybedince ceza olarak bir sırrımı açmam gerekiyordu. Ben bu durumda fısıltıyla
"Jungkook ben 5 yaşımdan sana aşığım. Buna engel olamadım. Özür dilerim."
Jungkooksa kıkırdayıp,bana sarılmıştı. Sonra bu durumu fırsat bilip beni öpmüştü. Kısık sesle
"Bende Jimin bende sana aşığım"
O an sadece onunla olmak istiyordum. Hayalım gerçek olmuştu. Ona sarılıp fısıltıyla
"Seninle sevişmek istiyorum Jungkook bunu yaparmıyız?"
Bana bakıp gülümsemişti. Dudaklarımı öperek sakince
"Olur bebeğim sen nasıl istersen."
O gece onunla onun evine gitmiştik. O yalnız yaşıyordu. Kapıdan girer girmez beni öpmeğe başladı. Öpüşleri benim aklımı alıyordu. Ona karşı koyamıyordum. O benim üst dudaklarımı dişleriyle ezerken, bende onun alt dudaklarını kemiriyordum."
ʚʚʚʚʚʚʚʚʚʚʚʚʚ
Sonra Jimin bir anda sustu. Kısık sesle sinirle fısıldadı
"Hepsi oyundu. Sadece oyun"
Gözlerinde acı, çaresizlik vardı. Ona sarıldım. Fısıltıyla
"Jimin özür dilerim. Seni bu kadar üzüyorsa dur. İstersen anlatma."
Jimin bana bakıp sakince
"Ben anlatırım sorun değil. Sen dinlemek istermisin? Bu sıkıcı bir durum. Yorulacaksın"
Kafamı olunmu salladım. Sakince
"Evet istiyorum. Seninle ilgili her şeyi bilmek istiyorum Jimin. Ama sen iste..."
Sözümü dudaklarıyla kesmişti. Kısık sesle
"Peki anlatıcam ama önce ben duş yapayım. Sende yemek ye olurmu?. Sonra ben yemek yerim. Sen duş yaparsın anlatıcam"
Kafamı salladım. Ben mutfağa indim. Oysa duşa girdi. Sonra çıkıp geldiğinde ben bitirmiştim yemeğimi. Ben o an çabuk duş yapmaya kalktım. İndiğimde yine balkonda durmuş, boş gözlerle semaya bakıyordu. Neden yalnız olduğunda gökyüzüne baktığını bilmiyordum. Ama o an yüzünde hiç bir ifade olmuyordu. Ona baktım bir süre sanki beni farketmedi. Arkadan yaklaştım. Sarıldım ona. Beni farkedip kısık sesle
"Jungmin affet beni. Seni çok sevdim ben. Bu yaşananlar bir gün seni mahvedecek ama ben seni bırakamam bırakırsan kaybolurum"
Anlamıyordum onu. Neden sürekli özür diliyordu ki. Ama kollarımı sıklaştırıp sakince
"Özür dileme bende seni çok sevdim Jimin. Saçmalama olurmu? Asıl sen beni
bırakırsan ben kaybolurum. Sakın gitme anlaştıkmı?"
Bir cevap vermedi. Derin nefes alıp sakince
"Hadi odaya geçelim. Devamını anlatayım."
Kısıkca onaylayıp onun arkasıyca gittim. Misafir odasına geçip oturduk ve sonra derin nefes alıp devam etti.
JİMİNDEN
Ona teslim etmiştim kendimi. Beni kucağına alıp yatak odasına götürdü. Nazikçe yatağa bırakıp. Arkamızdan kapıyı kapattı. Sonra yeniden üstüme eğilip beni öpmeğe başladı. Benim boynumu öperken inledim. Oysa sırıttı. Sonra kıkırtıyla
"Ahh bebeğim. senin hassas noktan o muhteşem kokulu boynun ve kulakların galiba kkk"
Kafamı olumlu salladım. Oysa bunu anlayıp beni dahada delirtmek için sürekli benim boynumu ve kulaklarımı öptü. Üstümüzü çıkardık. Onun dudakları benim vücudumda gezerken ben dahada mahvoldum. Aşıktım ona salak gibi aşıktım. Öne eğilip çekmecenin gözünden lubeni aldı ve parmaklarına sürdü. Sonra o kaslı parmaklarını tek tek içeri yolladı. Her parmak girince benim vücudum gerildi. En son 4cü parmağını sokunca çığlık attım. Canım yanıyordu. Kulağıma yaklaşıp fısıltıyla
"Az sabret bebeğim. Geçicek ıhmm bu çok güzel yaa"
Bir az durdum ama acı geçmiyordu. O haraket ettikce acı artıyordu. Hırçın sesle
"Jungkook çok acıyor çıkar artık"
Bir söz söylemedi. Parmaklarını çıkatıp aletini lubeyle ıslayıp içeri itti. Gözlerim doldu. Ağlıyordum. Ama sesimi çıkarmadım. Bana baktı. Kulak memelerimi diliyle boynumda ıslak yol çiziyordu. Buysa beni delirtiyordu. Git gel yaptıkça vücudum titriyordu. Zamanla alışmıştım. Hatta zevk bile alıyordum. Jungkook hızını artırdıkca vücudum sallanıyordu. Bir anda hırçın sesle
"Ahh Jimin az kaldı geleceğim. ıhmm"
Bende sonlardaydım zaten. Elini aletime atıp çekiştirmeğe başladı. Derin sesle inledim fısıltıyla
"Ahh Jungkook bende geliyorum ıhmm"
Bir anda ikimizde gelmiştik. O benim içime bense yatağın üzerine gelmiştim. Bu harika bir sevişmeydi. Ama sadece bana göre. O böyle seksler çok yaşamıştı. Oysa benim ilkimdi. Üzerime eğilip beni öptü. kıkırtılı sesle
"Bebeğim bu senin ilkindi değilmi?"
Kafamı salladım. Fısıltıyla
"Evet Jungkook bu ilkti."
Bana sarıldı. Öptü dudaklarımdan. içimden çıkıp beni kucağına alıp banyoya götürdü. Yıkandık ve sonra kahvaltı yapıp işlerimizi görmek için evden ayrıldık.
Zamanla sevgili olmuştuk ben onun evinde kalıyordum. Sonra babam ve annemi bir araba kazasında kaybettim.
O günden 2 yıl daha geçmişti. Biz iki yıl oluyorduki sevgiliydik. Taki o güne kadar......
ɞɞɞɞɞɞɞɞɞɞɞɞɞɞɞɞ
Jimin bir anda sustu. Gözleri dolmuştu. Ağlıyordu. Sarıldım ona. Sakince dudaklarımı onun dolgun ama soğuk dudaklarına dokundurdum. Bana karşılık verip öptü beni. Kısık sesle
"Jungmin benden bir kitap yazarmısın? Sana yardım edeceğim. Biri var ona gidersin. O her şeyi yapacak sadece adımı verirsin olurmu?"
Kafamı salladım. Sakince
"Evet yaparım Jimin. Senin için ölürüm. Yeterki sen iste"
Yüzüme bakıp hissizce gülümsedi. Ben onun ince beline sardım kollarımı.Kısık sesle
"Sonra ne olu Jimin?"
Denince iç çekti ve fısırdar gibi tonla
"Söz verdin unutma olurmu?"
Kafamı salladım. Oda bana sarılıp devam etti
JİMİNDEN.
O gün eve geldim. Kapıyı kendi anahtarımla açtım. İçeri girip mutfak tezgahına yaklaşıp elimdekileri tezgahın üzerine koydum. Ellerimi yıkadıktan sonra yukarı odaya kalkıp üstümü değiştirip yemek yapmak için aşağıya inecektim. Ama odama yaklaştığımda. İçeriden gelen inleme sesleri beni durdurdu. Kapı aralıktı. Kapıyı tam açıp içeriye girdim. Gördüklerimle sadece şoktaydım. On...onlar. Tae ve Jungkook yataktaydılar. Hemde benim yatağımda. Sevişiyordular. Jungkookun Taeye nasıl dokunduğunu onu nasıl sevdiğini gördüm. Aynıydı. Yani Jungkook her kese aynı ilgi gösteriyormuş. Ben özel değilmişim. Ona da bana yaptığı gibi yapıyordu. Bir süre onları izledim. En son dayanamayıp, elimde tutduğum anahtarı yere fırlattım. İkiside ani sesle bu tarafa baktılar. Tae ve Jungkook o an kalkıp bana doğru gelerken hırçın sesle
"İğrençsiniz önce duş yapın sonra yalanlarınızı dinlerim"
Gözlerimden süzülenlere engel olamadım. Ağlıyordum. Hemde deli gibi ağlıyordum. Bir az zaman sonra aşağıya indiler. İndikleri an sadece bir soru sordum
"Ne zamandan bu böyle devam ediyor."
Tae sustu. Jungkook sakince
"4 yıl oluyor. İkinizle aynı anda çıkıyordum. Ama ben Taeye aşıktım. Taki seni görene kadar. Sanada asık oldum. Yani öyle sanmıştım. Ama zamanla senle aramıza soğukluk girdi. Bense teselliyi Taede buldum. O da itiraz etmedi. Bizi biliyordu. Senide çok seviyordu. Hastalığın güzünden sustu. Bende seni çok seviyorum Jimin. Ama ben seninle aynı düşünemiyoruz. Ama Taeyle aynı kafadayız onunla olmak beni yormuyor."
Canımı yakan ihanetlerimiydi. Yoksa bana acımalarımıydı bilmiyorum . Seslice gülüp onlara baktım. Sonra kıkırtıyla.
"Size mutluluklar dilerim. Bana acımanız gerekmiyordu. Eger söyleseydiniz ben giderdim. Ben çekiliyorum aranızdan. kkk. Hoşçakalın"
Sonra odama kalkıp arabamın anahtarlarını alıp evi terk ettim. Tek bavul aldım. Anılarımı içinde saklamak için. Köprüye geldim ve senle karşıkaştım. Bu kadar Jungmin. Bitti.
Ona sarıldım sıkı sıkı. Sonra sakince.
"İyiki karşılaştık. Seni seviyorum Jimin"
Oda sarıldı bana fısıltıyla
"Bende Jungmin. Bende seni seviyorum"
𖤓𖤓𖤓𖤓𖤓𖤓𖤓𖤓𖤓𖤓𖤓𖤓𖤓𖤓𖤓𖤓𖤓𖤓𖤓𖤓
Yalnışlarım varsa affedin. Umarım beğenirsiniz. Yıldıza basmayı unutmayın
