YA O YA BEN...31
Jimin bir anda durdu ve kahkahalar atarak bağırdı.
"Haa bu arada evleniyorsunuz yaa. Tebrikler. Tae sonunda gaza gelmiş sana teklif etmiş. Ohh be ne güzel yaa. Çok sevindim. Tae Tae artık bir yıldı o yüzüyü cebinde taşıyordu. Sonunda cesaretini toplamış. OLLEY YAAA!"
Jiminin bu sözlerine her kes kıkırdamıştı. Kook bir anda Jimine bakarak kısık sesle
"Civciv bu gün parti var orada olmanız lazım. Gecikmeyin olurmu. Bizde partini hazırlamaya gidiyoruz."
Kook deliriyordu. Jimini Taeyle burakmak istemiyordu. Ama partinin hazırlıkları daha bitmemişti. O bunun hıncını zaten çıkaracaktı Jiminden çok birikmişi vardı Kookun içinde. Hopeyse Yoongi çağırdığı için gitmeliydi. Tae ve Jimin yalnız kalmıştılar. Onlar bir az alışveriş yapıp güzel zaman geçirmiştiler. En son eve döndüklerinde evde kimse yoktu. Jimin ve Tae Jiminin odasına kalkarak duş yaptılar. Parti için hazırlanmaları gerekiyordu. Jimin çok heyecanlıydı.
Taeyse Jimin için mutluydu. Belki Kook anlar da Jimini üzmez diye bir umut istiyordu tanrıdan. Bu minik adam hayatında ilk kes mutluydu. Bu korkunç 3 yıldan sonra ilk kes Jimin gülüyordu. O yüzden içine dolan o korkunç hisden kurtulmaya çalışıyordu.
Kook ve arkadaşları eve döndüklerinde her şey hazırdı artık. Bahçeni güzelce düzenlemiştiler. Şimdiyse duş yapıp giysilerini değişmek için Hope ve Yoongiyle Kookun odasına kalktılar. Kokun odasına kalkarken Jimin ve Taenin konuşmalarını işitmiştiler.
JM"Tae teşekkür ederim her zaman yanımda oldun. Bana destek oldun. Can arkadaşım. "
TAE"Yaa canım kardeşim. Sen bir meleksin. Senin yüzün güldü ya. Şuan çok mutluyum. Baksana sana parti bile yapılıyor."
JM"Evet öyle. Umarım sonu iyi biter. Kooka güven olmaz. Beni üzmez sonunda. Canımı yakmaz."
TAE"Korkma sarı kedi. Ben seninleyim. Seni asla burakmam. Bunu biliyorsun değilmi?"
JM"Evet biliyorum Tae. İyiki varsın can arkadaşım. İyiki seni tanımışım 4yıl önce"
TAE"Sende iyiki varsın canım kardeşim."
Kook ve Hope delirmiştiler. Ama ikiside bir şey söylememiştiler. İkisininde sinsi planları vardı. Parti saat 8 de başlamıştı. Tae ve Jimin partiye indiklerinde herkes Jimine bakıyordu.

JİMİN GELDİ İŞTE

KİM TAE İŞTE BU
Jimin harika gözüküyordu. Sanki cennetden inmiş bir melek gibiydi zalim. Kooksa sanki zincirle duruyordu. Kendini zor tutuyordu. Sadece bu günü sakince atlatmak istiyordu. En azından bu gün Jiminin partisinde eğlenmesine izin verecekti. Jimin ona güvensin, ona inansın istiyordu. Parti çok güzeldi. Jimin çok mutluydu. Tae her zaman Jiminin yanındaydı. İçindeki histen bir türlü kurtulamıyordu. Kook ve arkadaşlarıysa Jiminden gözünü alamıyordu. Tae bir anda Jimine yaklaştı ve kulağına bir şeyler söyledi. Jimin hafifce gülümsedi. Tae 10 dakikaya geleceğini söyleyip oradan uzaklaştı. Jimin yalnız kalmıştı. Herkes ona bakıyordu. Kooksa adeta deliriyordu. 10 dakika sonra Tae dönmüştü. Jimine 2 tren bileti verip kulağına bir şeyler demişti. Jiminse buna sevinmiş hafifce gülümsemişti. Kook dişlerini bir- birine sıkarak onları izliyordu. Sadece bu günün sonlanmasını istiyordu Kook. Yarın Jiminin canını yakacaktı Kook. Onun burnundan fitil-fitil getirecekdi bu geceyi. Ama Kook nereden bilecektiki bu minik adamı bir daha göremeyeceğini. Ona bir daha sarılamayacağını. Kokusunu içine çekemeyeceğini. Yoksa yaparmıydı bu eşşekliği. Yakarmıydı canı kadar sevdiği adamın canını. Yapmazdı asla. Ama olacağa çare yoktur maalesef.
Jimin partide bir az sıkılmıştı. Hemde çok acıkmıştı. O yüzden bir şeyler atıştırmak için mutfağa gitmişti. O buz dolabından bir az atıştırmak için bir şeyler alıp gidicekti. O bir anda Tae ve Hopenin mutfağa geldiğini gördü. Onlar kavga ediyordular. Hope yine Taeye bağırıyordu. Taese bıkkınca Hopeni dinliyordu. Hope çılğınca bağırarak
"Tae bak senin arkadaşınla arana girmek istemem. Ama Jiminle fazla yakınlaşmasan olurmu!. Onunla oldun bu gün partide. Ona tren bileti almışsın. Onunla seyahete gidiyorsun. Peki ben ne yapacağım?. Beni hiç düşündünmü hiç? Burada yalnız ne yapacağım?. Neden böyle yapıyorsun?"
Tae sakin sesle
"Ne saçmalıyorsun? Hope ne seyaheti anlamıyorum."
Hope delirmişti kıskançlıktan. Yine her şeyi mahvediyordu. Bu defa artık sevdiği adamı sonsuza kadar kaybetdiğini anlamıyordu. Kıskançlık kör etmişti gözünü. Bu beklide hayatının en büyük hatası olucaktı. Ama Hope bundan habersizdi maalesef.
Hope çığlık atar gibi
"Sen gidemezsin Tae. Beni dinlemiyorsun. Seni Jiminle başka bir şey bağlıyor. Doğruyu söyle onunla yatıyormusun. O sürtük kardeşiyle........"
Taenin tokatı Hopeye değdiğinde Hopenin sözü yarım kalmıştı. Jimin hemen yanlarına giderek Taeni durdurdu. Tae dolmuş gözlerle Jimine sarıldı. Sessizce nefesini boynuna burakarak kısık sesle
"Hıçk....Jimin özür dil...err....imm Hıçk. Ben bunu işitmeğini istemiyordum. Hıçk... Affff......ettttt ne olur hıçk."
Jimin bu acıyla dolu ona sarılan bıkmış çocuğa sarıldı. Bir söz söylemedi. Sadece Taenin iyi olmasını istiyordu bu minik adam. Hopenin dudağı kanamıştı tokatdan. O kanlı dudaklarını silip konuştu.
"Ya ben ya Jimin Tae kendin seç"
Tae başını Jiminin boynundan kaldırarak boğuk ve bıkkın sesle
"Jimini seçiyorum Hope. Biz ayrılıyoruz. Ben sana demiştim beni seçimde burakma. Kaybeden sen olacaksın. HOŞÇAKAL."
Tae Jiminle ordan ayrılırken Hope sadece onlara bakıyordu.
🌙🌙🌙🌙🌙🌙🌙🌙🌙🌙🌙🌙🌙🌙🌙🌙
Her kese teşekkür ederim bu aşk hikayesinde yanımda olduğunuz, kitabımı okuduğunuz için.
🌓🌓🌓🌓🌓🌓🌓🌓🌓🌓🌓🌓🌓🌓🌓🌓
ELA DENİZİM seni seviyorum iyiki varsın sen benim meleğimsin. Her şey için teşekkür ederim.
