33 страница19 февраля 2025, 04:54

SON HABER...32

Tae Jiminin kolundan tutup çekiştirmeğe başladı. Jiminse sadece deliye dönmüş arkadaşının arkasından yürüyordu Jimin Hopeden uzaklaştıklarında Taeni durdurmak için kısık sesle

"Tae dur kolumu acıtıyorsun. Bekle nolur. Gel benim odama gidelim olurmu?. Tae beni dinliyor musun sen?!"

Jiminin sesi sona doğru yükselmişti. Jiminin can acılı sesi Taeni durdurmaya yetmişti. O Jiminin kolunu bırakdı. O dolan gözlerle bu minik adama bakıyordu. Daha ne acılar yaşayacaktı bu adam diye geçirdi içinden. Evet uzun olanın canı öyle yanıyorduki bunu sadece Jimin anlaya bilirdi. Jimin ona elini uzattı. Tae yaşlı gözlerle ona uzanan minik elleri tutdu. Onlar Jiminin odasına kalktılar. Jimin odanın kapısını açıp Taenin elinden tutarak odanın içine doğru sürüklemeğe başladı. Tae sakince odaya girdi. Jimin yatağı işaret ederek oturmasını söyledi. Kendiside odasındakı buz dolabından su alarak Taeye verdi. Tae sinirden titreyen elleriyle su bardağını alıp içmeye başladı. O boş bardağı Jimine uzatdığında Jimin bardağı alıp komidinin üzerine koydu. Jimin Taenin yanına geldiğinde Taenin yaşlı gözlerle parmaklarına baktığının şahidi oldu. Tae ne zaman canı yanarsa sadece parmaklarına bakıp ağlardı. Tek bunu yapardı. Jimin bunu biliyordu. Tae kısık sesle.

"Jimin afff.....etttt neolur. Be...n üz...gü...nümmm hıçk. Sen benim iççç.....inn değer....lisin hıçk... Ben he...rrrr şeyiii mahvettt.....timmm hıçk...."

Taenin gözlerinden süzülen damlaları gören Jimin göz yaşlarına hakim olamadı. Yaşlar süzülmeye başladı minik yanaklarından. Tae bunu görünce önce kendi gözyaşlarını sonra Jiminin gözyaşlarını sildi. Sonra sıkıca sarıldı bu minik adama. Jimin alışmıştı. Ona sürtük söylemelerine. Ama Tae alışamıyordu hala. Bu iki yaralı çocuk böylece sarıldılar bir birlerine. Onlar bir birlerinin acılarını dindirmek istiyordular. Ama dinermi bu acı onu bilmiyordular. Jimin sarıldığı üzgün adamı biliyordu. O Jimini çok seviyordu. O yüzden Jimin sakince fısıltıyla

"Tae bak benim yüzümden bunu yapma. Kendini mahvediyorsun. Hopeni seviyorsun yapma nolursun"

Tae kafasını sertçe salladı. Jimin o an anlamıştı. Taeni ikna edemezdi daha çok canını yakardı. O yüzden sustu sadece sarıldı yine can arkadaşına. Tae sert bir karakteri vardı. Asla söylediği sözden dönmezdi. Onlar bir az odada oturduktan sonra aşağıya partiye inmiştiler. Ama iner inmez Kookla diğerlerinin konuşmasının şahidi oldular.

Yoongi:"Kook doğruyu söyle sen Jimine aşıkmısın?"

Kook:"Hayır aşık değilim. Sadece alışmışım ona. Onunla eğlenmeyi seviyorum. Bu sadece bir eğlencedir. Jiminle olmak hoşuma gidiyor. En çokta onu altımda inletmeği seviyorum. O da herkes gibidir."

Jin:"Ne yani? Sen ona bir sürtük gibimi bakıyorsun?"

Kook:"Hayır. Ama o daha hiç sürtüklük etmediki. Amaa Tae var değilmi? sürekli bir yerdeler. Mutlaka birliktelikleri olmuştur değilmi?. Öylemi düşünüyorsun?. Bunu bilmiyorum. Tren bileti bile almış ona her şey olabilir"

Sonra Kook susmuştu. Bunu düşünemiyordu bile.

Jimin o an işitdikleri sözlerden deliye dönmüştü. O onlara yaklaşıp Kooka bir tokat atdı. Kook şaşkınlıkla ona bakıyordu. Jimin yaşla dolan gözlerini elinin tersiyle silerek hıçkırıklar içinde.

"Sana nefret ediyorum Jeon JungKook. Artık senin sürtüğün olmak istemiyorum. ELVEDA. hıçk... Yazıklar olsun sizlere. Ben artık hiç bir şey söylemek istemiyorum. Yoruldum artık. Bunu sadece kafanıza sokun ben Taeyle yatmadın hiç bir zaman. Ama cenab Kook atık beni 3 yıldır dövüyor, canımı yakıyor. Yeter artıkkk hıçk..."

Yaşlar süzülüyordu yanaklarından küçük adamın. Jimin arkasını dönüp gitmişti. Taese Kooka yaklaşarak ona güzel bir yumruk atarak bağırdı.

"Sen alçaksın Kook. Ben o biletleri senin ve Jimin için almıştım Ama sen ve Hope akılsız ve iğrençsiniz. Biz gidiyoruz. Unutun bizi artık. Size bizim hayatımızda yer yok. Sakın bizi aramayın yoksa fena olur."

Taenin yumruğundan yere düşen Kookun ağzı kanamıştı. O kalkmaya çalışsada gücü yetmedi. Onu Taenin yumruğu değil Jiminin tokatı yıkmıştı. Kook o an hiss etmişti sarı civcivi bir daha görmeyecek.

Tae arkadan Jimine yaklaşarak ona sarıldı. Onu kucağına alarak o lanet evden uzaklaşmak için kapıya doğru yürümeye başladı. Onlar kapıdan çıkarken Hope ve Kook nereden bilecektiler ki onları bir daha hiç bir zaman görmeyecekler. Yoksa ikiside onları durdurmak için yalvarırdılar.

Tae yoldan geçen bir taksini durdurmuştu. Onlar tren istasyonuna gitmiştiler. Tae o gece biletleri değiştirmişti. Onlar buradan uzaklaşmak için Busana gitmiştiler.
Onlar gitdikden sonra parti bitmişti. Bu iki aptal mahvolmuştu. Hope krizden ağlıyordu. Kooksa krizden tırnaklarını kemiriyordu. Yaptıkları konuşmadan arkadaşlar pişmam olmuştular. Yoongi Jin ve Joon onları sakinleştirnek için ellerinden geleni yapıyordular. Sabaha karşı hepsi sadece boş duvarlara bakıyordular. Yoongi kumandayı alıp televizyonu açtı. Tvdeki haberleri sessizce izlemeye başladılar

"Son haber. Dün gece Seulden Busana giden tren arızalanmış ve kaza yapmış. Şoför frene bassa bile motor çalışmamış. Tren raylardan çıkmıştı. En son olarak tren patlamış. Sağ kalanlar yok. Her kes ölmüş. Trende ölenlerin isimlerini açıklıyorum.
JEON JEONMİN
PARK JUNGMİN
PARK JİMİN
KİM TAEHYUNG
KİM JAEMİN
MİN SONHİ
...................
Trende ölen her kesin ailelerine sabırlar diliyoruz. Tanrım sizlere sabır ve dözüm versin inşallah.

🌙🌙🌙🌙🌙🌙🌙🌙🌙🌙🌙🌙🌙🌙🌙🌙

Her kese teşekkür ederim bu aşk hikayesinde yanımda olduğunuz, kitabımı okuduğunuz için.
🌓🌓🌓🌓🌓🌓🌓🌓🌓🌓🌓🌓🌓🌓🌓🌓

ELA DENİZİM seni seviyorum iyiki varsın sen benim meleğimsin. Her şey için teşekkür ederim.

33 страница19 февраля 2025, 04:54

Комментарии

0 / 5000 символов

Форматирование: **жирный**, *курсив*, `код`, списки (- / 1.), ссылки [текст](https://…) и обычные https://… в тексте.

Пока нет комментариев. Будьте первым!