NEDEN?!...13
Kook kanepede oturmuş boş duvarları izleyen Jimini izledi bir süre. Küçük olan kötü hiss ediyordu kendini. O kendince soruyordu.
'Neden ailesi böyle yapmıştı ki?'
Jimin bir anda içindeki öfkeyle bağırdı
"NEDEN????"
Kook ona yaklaşıp onu bileklerinden tutarak kanepeden kaldırdı. Sonra sırıtarak fısıldadı küçüğünün boynuna
"Evleniyoruz ha sarı civciv!? Seni artık kimse kurtaramayacak. Benden kurtulma şansın sıfıra indi bebeğim"
Büyüğünün bu sözleri Jimini korkutmuştu. Jimin korkuyla yutkunarak yaşla dolu gözlerle ona baktı. Kook bir anda onun bileklerinden tutarak kendine çekti. O Jimine dahada yaklaşarak kulağına fısıldadı
"Giderken bile seni bana verip gittiler sarı civciv. Şimdi ne yapacaksın ha?"
Büyük olan küçüğünun boynuna yaklaştı. O, bu minik bedenin kokusunu içine çekip bir anda sertce öpmeye başladı küçüğünü. Jimin sadece pes etmişti artık. Kooktan kurtuluş yoktu. Ailesi ölerken bile onu canavarına emanet etmiştiler maalesef. Kook bu minik adamın boynuna dişlerini geçirdiği anda sesli bir inleme çıktı Jiminin dudaklarından. Kook bu duruma sırıtmış sonra sinsice mırıldandı
"Bu harika bebeğim. Senin sesini çok seviyorum minik civcivim"
Kook kendisi kanepede oturdu ve Jimini kucağına alarak rahat oturmasını sağladı. Sonra ona sarılarak mırıldadı
"Eger evlenmezsek, biz dışarda kalacağız. Tek çıkış yolu bu. Böyle bir geleceğimiz var. Ben daha universitede okuyorum. Sana gelirsek daha okulun son sınıfındasın. Bizim paraya ihtiyacımız var. Anlıyorsun beni değil mi bebeğim?"
Jimin olumlu anlamda başını salladı
"Evet anlıyorum. Tek çaremiz bu galiba"
Kook yeniden ona sarılarak onu kanepede uzattı. Jimin şaşkınca Kooka bakarken, Kook Jiminin boynunu öpmeye başladı. Kookun her öpüşünde, her dokunuşunda Jimin sessizce kıvranıyordu büyüğünün altında. Kook ise bundan zevk alıyor ve minik bedeni daha çok dişleri altında eziyordu. Jimin bir anda aletinin sertleşdiğini Kooka değdiğini anlamıştı. Kook sertleşmiş penisin onun bacaklarına değdiğini hiss ettiğinde zevkle sırıttı. Kook Jiminin bacaklarını aralayarak ortaya yerleşti. Jiminin penisi artık Kookun penisine ve karnına değiyordu. Jimin artık kendini tutacak hali kalmamıştı. Kook kendini Jiminin sertleşmiş penisine sürttü. O an Jimin dişlerini sıkarak sesli bir inleme bıraktı ağzından. Kook sırıtarak minik bedene baktı. Küçüğünün yanakları alev alev yanıyor, bedeni titriyordu. Artık çaresizce gözlerini kapatmıştı. Sadece inliyordu bu canavarın altında. Jiminin inlemesi Kookun kulağına bir melodi gibi gelmişti. Bu minik civcivi bu korkunç canavardan artık kimse kurtaramazdı. Çaresizce teslim olacaktı. Başka yolu yoktu. Jimin artık tamamen Kookun oyuncağıydı.
Jimin Kooku bir an durdurdu. Kook durmak istemiyordu. Bunu hareketleriyle söylesede Jimin kısık sesiyle fısıldadı
"Ne olur dinle beni. Sonra yine istediğini yaparsın. Senden kurtuluş yok. Bunu anladım artık"
Kook bir anda durdu. Onlar nefes-nefese kalarak bir-birlerine baktılar. O an Jimin derin bir nefes aldı, daha sonra kısık sesle
"Kook biz evleneceğiz ama sadece paralar ve geleceğimiz için. Başka hiç bir sey aklına gelmesin. Sana bayılmıyorum anlaştıkmı?"
Kook sinsice gülerek kıkırtılı sesiyle
"Peki öyle olsun sarı civciv. Sen öyle diyorsan öyledir"
Kook sadece Jimini sözleriyle onaylamıştı. Ama biliyordu ikiside bu evlilik ikisininde hayatını değişecek. Ya güzel günler yaşatacak, ya da cehennemi bu hayatta yaşayacaklar. En çokta Jiminin canı fena halde yanacak.
♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡
Yeni bölümle sizinleyim. Okuyan her kese teşekkürler
Melek arkadaşım Eladenizim iyiki varsın seni seviyorum. Her şey için teşekkürler.
