(M)AVİ GÜLLER...42
Gelen bölüm final bitiyor bu hikaye.
Benim kitabımı severek okuyan hek kese minnettarım. İyiki varsınız.
Bu gün hayatımın acı anıları var o yüzden yanınlamak istedim. İnşallah severek okursunuz.
🌒🌒🌒🌒🌒🌒🌒🌒🌒🌒🌒🌒🌒🌒🌒🌒
Kook Jimini öpmeğe başladı. Jiminin minik inleme sesi odada yankılanıyordu. Kook dudaklarını ayırıp sakince
"Gözlerini kapa. Sakın açma olurmu?"
Jimin kafasını sallayıp gözlerini kapadı.. Kook Jimini kucağına alıp, yumuşak yatağa bıraktı. Sonra mırıltılı sesle
"Aça bilirsin artık."
Jimin gözlerini açınca yatağın üzerinin mavi güllerle süslendiğini görüp, gözleri doldu. Jimin kısık sesle
"Teşş...teşş..ekkür ed..err...im Kook."
Kook yaklaştı bu bebeğe fısıltıyla
"Asıl ben teşekkür ederim bebeğim. Bana güvendiğin için, beni sevdiğin için teşekkür ederim. Bu daha hiç bir şey. Sen daha iyilerini hakk ediyorsun."
Kook yaklaştı kendi dudaklarıyla sildi o ince damlaları. Öptü usul usul. Öpüşlerini durdurmadan vanilya kokusunu içine çekerek Jiminin üstündekilerden kurtulmaya başladı. Jimin bir tek boxerle kalınca dudaklarını ayırdı bir anlığına potakal kokulu dudaklardan. Bunu gören Jimin bırakmadı Kooku. Bu zamanda kendisi öpmeye başladı. Sonra minik parmaklarıyla soydu bu canavarı. Artık ikiside sadece boxerle duruyordu. Bunu gören Kook kıkırdayarak
"Bebeğim bu aralar baya kurnaz olmuşsun. Ben şimdi sana ne yapayım ha?. kkkk"
Jimin kıkırtıyla
"Cezalandır beni babacık. Minik sarı civciv sana teslim etdi kendini. Cezam neyse çekmeğe hazırım"
Kook dayanamayıp asıldı yine o lezzetli dudaklara. Öptü, ısırdı, dişlerin altında ezdi bebeğinin dudaklarını. Bu canavarı ağzına gelen metalik tat durdurdu. Kook en son dudaklarından koparak, o beyaz tenli vanilya kokulu boyuna doğru yol çizmeye başladı. Kook öpüyor, dişleriyle ince derini eziyor, uzun zaman gitmeyecek morluklar bırakıyordu. Jiminse sadece çaresizce inliyordu bu canavarın altında. Kook aşağıya doğru yol çizerken, dilini meme uçlarına dokundurdu. O an Jimin derin bir iç çekerek inledi çaresizce. Jimin inlemeleri Kookun kulağına bir melodi gibi geliyordu. Kook bu muzip sese dahada yükselerken, Jimin bir anda kayan gözlerle Kooka baktı. Kook o an altındakı bebeğin miniğinin sertleştiğini hiss etdi. Kıkırdayarak
"Ahh bebeğim senin minik galiba söz dinlemiyor değil mi?. Onu bir az cezalandıralım mı ne dersin?"
Jimin halsiz halde sadece kafasını salladı. Kook onay alınca dudaklarıyla Jiminin kasıklarına doğru yol çizmeye başladı. Jimin inlerken Kook sadece bu manzaradan zevk alıyordu. Kook bir anda boxerin bel kısmına parmaklarını geçirerek, boxeri çıkardı. Jiminin miniği artık özgürdü. Ama sızıyordu maalesef. Kook bu manzaraya ağzı açık bakarken, Jimin alev alev yanan yanaklarını minik elleriyle saklamaya çalışıyordu. Kook onun ellerini yüzünden çekerek mırıltıyla
"Ne düşünüyorsun? Bu minik yaramaza ne ceza verelim? Seni yordu ve utandırdı."
Jimin hiç bir şey söylemedi. Sadece dolu gözlerle Kooka bakıyordu. Kook bir anda aşağıya eğilip, o muzip tatlı miniği ağzına alıp açlıkla ısırmaya başladı. Jimin çarsizce inlerken Kook onun miniğine işgence ediyordu. Zavallı Jimin inlemekten artık sesi kısılmıştı. Jimin bir anda derince inleyerek
"Koo....ook durr geleceğim. Ne oolur durrr."
Kook durdu. Kafasını kaldırıp, bu melek kokulu bebeğe baktı. Kıkırtılı sesle
"Gel bebeğim. Gece uzun daha kaç defa geleceğini bende bilmiyorum. Bu gece çok uzun olacak. Daha yeni başladık. Adımla gel bebeğim."
Kook yeniden miniği ağzına alarak git geller yapmaya başladı. Jimim acı dolu inlemeyle
"Ahhm Koo....ook. Yaktın beni babacık ıhmm."
Jimin o an Kookun ağzına gelmişti. Kooksa özlediği bu tadı rahatlıkça yuttu. Jimin ağlamaklı sesle
"Artık sıra bende. Senin yaramazla konuşacağım"
Jimin kendinde güç toplayıp, Kooku itti. Kendisi onun üzerine çıkmaya başladı. Kook bu anı harekete şaşırsada pek şaşırmaya vakti kalmamıştı. Jimin vakit kaybetmeden Kookun dudağının kenarındakı menileri yaladı. O narin dudakları öptü açlıkla. Jimin dolgun dudakları Kookun boynuna yöneldi. Bu canavar boynundakı nefes ve ısırmalarla çaresizce inledi. Jimin Kookun boynunu öpüyor, ısırıyor, Kookun çaresizce inlemesinden zevk alıyordu. Jimin dudaklarıyla aşağıya doğru iniyordu. Bir yandan mene uçlarını ısırırken, bir yandanda minik elleriyle Kookun yaramazını okşuyordu. Kook artık deliriyordu. Jimin ellerini boxerden içeriye salarak, okşamaya başladı. Sonra kısık sesle
"Babacık. Yaramaz uslu durmuyor. Ne yapalım? Onu sevelimmi?. Belki uslu durur. Seni yormaz. Ne dersin?"
Kook derince inleyip, kafasıyla onayladı. Bunu gören Jimin bir saniye içerisinde Kooku boxerden kurtardı. Jimin yaramazı görünce derin iç çekti. Çok büyüktü. Kook sakince
"Bebeğim onu istiyormusun ha? Doğruyu söyle."
Jimin kafasıyla onayladı. Bunu gören Kook sırtarak sinsice
"Al senindir. Ne kadar istersen oyna onla. İtiraz etmiyorum."
Jimin o an asıldı o yaramaza. Öptü, ısırdı, yaladı. O dolgun güzel dudaklarının arasında sakladı. Bir anda ağzına alarak git geller yapmaya başladı. Kooksa zevkden sadece inliyordu. Jimin onu delirtiyordu. Kook bir anda hırıltılı sesle
"Ji..Ji..min durr geliyorum. Dayanamıyorum..ahhm"
Jimin kıkırtıyla
"Gel babacık ağzım bayram etsin. Seni istiyorum."
Kook o an acı dolu inlemeyle
"Bir az daha derine all..Bebeğim ahm...ihmm. Ji..Ji..min ohhh"
Jimin penisi bir az daha derine iterek Kooku dahada delirtmişti. Kookta buna dayanamayıp Jiminin ağzına gelmişti. Jimin gelenlerin hepsini yutduğu an bir anda dudaklarına yapışan dudaklarla afalladı. Kook Jimini yatağa uzatarak onu öpmeğe başladı. Dudaklarının kenarındakı menileri yalayıp, açlıkla o dolgun dudakları öptü. Kook biliyordu. Jimin artık yanıyor son hissine kadar onu istiyordu.
🌙🌙🌙🌙🌙🌙🌙🌙🌙🌙🌙🌙🌙🌙🌙🌙
Her kese teşekkür ederim bu aşk hikayesinde yanımda olduğunuz, kitabımı okuduğunuz için.
🌓🌓🌓🌓🌓🌓🌓🌓🌓🌓🌓🌓🌓🌓🌓🌓
ELA DENİZİM seni seviyorum iyiki varsın sen benim meleğimsin. Her şey için teşekkür ederim.
