AŞIK MI OLDU?...9
Kook öpüyor, ısırıyor,küçük olanın boynuna küçük morluklar bırakıyordu. Jimin artık dayanamayıp sakince gözlerini kapattı. Kook ellerini onun t-shirtünün altında gezdirmeye başladı. Kook bir anda durup Jiminin o eşsiz yüzüne baktı. O vanilya kokulu bebeğin gözleri kapalıydı. Kook Jiminin boynuna eğilerek sert bir şekilde onun boynuna dişlerini geçirerek ısırmaya ve sömürmeye başladı. Jiminin boynu son raddeye gelmişti. Artık morarmıştı Kookun yüzünden. Jimin artık nefes alamıyordu. Nefesini dışarı verirken, kısık bir ses çıkardı boğazından. Jimin anlayamıyordu neler olduğunu. Kook onu mu istiyordu? Onunla sevişmek mi istiyordu? HAYIR! Bu olamazdı. Bu sadece Jiminin düşünceleriydi. Jimin hayal görüyordu. Kook bir an geri çekilip Jimine baktı ve sakince
"Mina seninle oynuyor. O her kesle yatıyor. Onunla kalma. Sana ihanet edecek"
Jimin bu sözleri duyar-duymaz Kooku itti ve sinirle konuştu
"Sana ne?! Senin sevgilin var git onunla ilgilen. Minanın kimle yattığı sana kalmamış!"
Kook sakince Jimine baktı ve bir söz söylemedi. Sadece ona sarılıp odasına kalktı. Jimin şaşkınlıkla arkasınca bakarken kendince Kookun bir şeyler bildiğini anlamıştı zaten. Bu işin sonu kötüye gidiyordu
Böylece daha 2 gün geçmişti ve her şey iyi gidiyordu. Kook sakindi hiç bir şey yapmıyordu. Jimin odasına kalkarken Kookun odasının kapısının aralık olduğunu gördü. İçeriden gelen sesler onun merakına yenik düşmesine sebep olurken kapını bir az daha araladığında, gördüğü şeyle oradaca donup kaldı. Kook sandalyesinde oturuyordu. Mina ise bacaklarını aralayarak Kookun üstünde oturmuş kendini ona sürterek haraket ediyordu. Bu iğrenç görüntü karşısında Jimin eliyle ağzını kapatarak oradan çıkıp dışarıya koştu. Jimin giderken vazoya takılmış vazoyu kırmıştı. Dışarıdan gelen sesle onlar dışarı çıktılar. Kook kırılan vazoyu görüp sinsice sırıttı. Mina çok gergindi. Onlar bahçeye gelip, Jiminin yanında durdular.
Mina sakin vr tedirgin sesle
"Jimin ben sadece-"
"Çık git burdan bir daha seni görmek adını duymak bile istemiyorum. Sen sürtüksün. Def ol buradan!"
Jiminin sinirden elleri titremeye başladı. Ağlamamak için kendini zor tutuyordu. O, Kooka taraf dönerek Kooka bir yumruk attı. Kook afallasada dengesini kayb etmedi. Jimin bu ikilini burada bırakarak odasına kalktı. Jimin çok sinirliydi ama neden böyle hiss ettiğini anlamıyordu. Jimin Minanı değil Kooku kıskanmıştı. Aman Tanrım o, kendini mahveden o zalim, ruhsuz canavara mı aşık olmuştu? Jiminin gözleri doldu. Yaşlar süzülmeye başladı minik yanaklarından. Jimin bu 3 yılda ona zulüm eden, onu ölümüne döven, ona bir eşya gibi davranan bu zalime aşık mı olmuştu? Kendiside bilmiyordu. Ama Kook ona her dokunduğunda, ona sarıldığında, öptüğünde kalbi her an yerinden çıkıyordu.
Gece oldu. Kook Jiminin odadan çıkmasını bekliyordu. Jimin odasından çıktığı an onun ağzını eliyle kapatarak fısıldadı.
"Benimle gel"
Jimin kafasını iki yana sallayarak konuştu
"Gelmeyeceğim"
Kook Jiminin bileklerini daha da sıkarak sertce
"Ya geleceksin ya da anneannenin köpeklerini zehirleyeceğim"
Jimin çaresizdi. O sakince merdivenlerden inerek, sokak kapısını açtı. Sessizce arabaya doğru yürümeye başladı. Jimin arabanın kapısını açıp ön koltukta oturdu. Kook da şöför koltuğuna oturup arabanı çalıştırdı. Kook arabanı kimsesiz bir ormana sürdü. O ormanın karanlık bir köşesinde arabanı durdurdu. Kook arabadan inip Jimini de bileğinden tutup indirdi arabadan. Büyük olan Küçüğünün ona bakan gözlerini çok görmüştü. Hem de defalarca bu minik bedenin ona korkuyla baktığına şahit olmuştu. Yalnız bu gözlerde şimdi daha çok nefret vardı. Jimin Kooka nefretle bakıyordu. Yorulmuştu bu minik beden. Jimin biliyordu Kook onun canını yakacak çünki, Kooka vurmak bir delilikti. Jimin ölüm fermanını imzalamıştı Kooka vurarken. Kook sakince bakıyordu bu minik bedene
♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡
Sizce Kook Jimini götürdüğü yerde ona neler yapacak
♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡
Yeni bölümle sizinleyim. Okuyan her kese teşekkürler
Melek arkadaşım Eladenizim iyiki varsın seni seviyorum. Her şey için teşekkürler.
