6 страница14 февраля 2024, 07:39

SİGARAMI İÇİYORSUN?...5

Kook kapnın önünde ona bakarak
"Ne yapıyorsun orda velet?!Neden geç geldin?Yoksa orda pornomu izliyorsun?"

Jimin derin bir iç çekti. Sonra sakince

"Hayır ne pornosu referans yazıyorum. Çıkarmısın odamdan. Ders çalışmam lazım"

Kook odada adımlayarak yatağa yaklaştı. O ceketi kenara çekip kardeşinin yatağında oturdu. Kook korkunç bakışlarla ona bakmaya başladı. Jimin bıkkın bir halde oflayarak dersine geri döndü. Tam kendince her şey yolunda gidecekti ki, ceketin cebindeki sigara kutusu yere düştü. Kook sese doğru baktı ve kutunu gördü. Jimin gözleri büyümüş şekilde sigara kutusuna bakıyordu. Aşağıya eğilip kutuyu alacağı sırada Kook kutuyu alıp Jiminin yüzüne ifadesiz bakış attı. O sinirle

"Sen sigara mı içiyorsun ha velet?!"

Kookun sesindeki sinir Jimini korkutmaya yetmişti. Jimin o an korkuyla.

"Hayır içmiyorum. Sınıf arkadaşımın sigarası. Yarın ona teslim edeceğim. Gelip alacak yarın"

Kook ona sinsi bakışlar atarken Jimin tekrar boğuk sesle

"Ve bundan sana ne? Ben içiyorum ya da içmiyorum sana ne? Sen git kendi işine bak. Anladın mı?!"
Kook sinsice güldü

"Sen benimsin bana aitsin. İçmeyeceksin dedimse içmeyeceksin"

Jimin o an sinirle bağırdı.

"BEN EŞYA DEĞİLİM Kİ, BİRİNE AİT OLAYIM. KENDİM BİLERİM NE YAPACAĞIMI"

Jimin o an anlamıştı Kook onu bu bağırışı için pişman edecekti. Jimin içinden kendini tutamadığı için kendine küfürler savuruyordu. Kook ona yaklaşıp onun kollarından tutup kendine çekti ve kulağına fısıldadı

"Dua et annenler evde yoksa, seni bağırtarak döverdim KARDEŞİM"

Jimin sertçe kolunu çekerek sinirli sesle bağırdı

"DEF OL ODAMDAN! ÇIK DIŞARI!"

Duyduğu sözlerden gözleri dolmuştu Jiminin.

Bir azdan başına geleceklerden ise habersizdi küçük olan. Dolmuş gözlerle kardeşine bakarken Kook ona bir sert bakış atarak sakince
"Galiba karanlık odanı özledin ha..Jimin!!"

Jimin işitdiği sözden korkarak ayaklarının bağı çözüldü ve yere düştü. Kook sinirden delirmişti. Jimin bir anda ayağa kalkarak odadan kaçtı. O koşarak arkasına bakmadan kapını açıp kendini dışarı atdı. Jimin yine Tae ya gidecekti. Kookun siniri dinene kadar gözüne görünmemesi lazımdı. Jimin dolmuş gözlerle karanlıkta yürürken önüne çıkan kapkaççıları görmemişti zavallı. Adam Jiminin önünü keserek hırıltıyla

"Paralarını, cüzdanını neyin varsa çıkar çabuk"

Jimin bir söz demeden cüzdanını ona verdi. Tek isteyi gitmekti. Adam bu paraların az olduğunu görünce Jiminin kolundakı saati istemişdi. Jimin vermek istemeyince adam Jimine bir tokat atdı. Jimin yere düştü.

O tekmelerini Jiminin karnına indiriyordu. Onun sinirleri hala dinmemişti. Adam Jiminin saçlarından tutup kendi hizasına kaldırarak bir yumruk attı. Sersemleyen Jimin yere düştü. Yüzünü yere çarpan Jiminin ağzı kanla dolmuştu. Jiminin yaşlar süzülüyordu minik yanaklarından. Jimin kaç kere tekmeyle vurulduğunu, kaç defa saçlarından tutup kaldırıldığını, kaç kere tokat yediğini unutmuştu zavallı. Bildiği tek şey canı feci halde yanıyordu bu minik adamın

Jimin kendinde güç toplayarak adamı itti ve sürünerek son gücünü kullanarak koşarak oradan ayrıldı. Jimin eve gelerek kapını açtı artık hali kalmamıştı küçük olanın. O son gücüyle lavobaya gitti. Jimin aynanın önünde durarak vücudundakı ve yüzündeki kanayan yaralara bakarak hıçkırıklar içinde ağlamaya başladı. O sadece bu acıların bitmesini diliyordu. Yalnız Jiminin karın bölgesindeki ağrı şiddetleniyordu. Jimin t-shirtünü kaldırdı. Oranın derin bir yara olduğunu ve kan geldiğini gördü. O t-shirtünü çıkararak kanayan yaraya baskı yapmaya başladı. Kana bulanmış elini cebine sokarak telefonu çıkardı. O titrek eliyle aramalara girdi. Önce babasını aradı. Telefon kapalıydı. Sonra annesini aradı. Telefon açılmıyordu. Tam kapatacağı sırada annesi uykulu sesle "Alo?" derken Jimin kırık ve kısık sesle konuştu

"Anne kurtar beni ölüyorum. Yardım et bana"

Annesi Jiminin sesini duyar duymaz ayağa kalktı telaşla

"Jimin sen nerdesin? Oğlum cevap ver"

Jimin acının verdiği bıkkınlıkla

"Anne bbb-ben la-voba-ddayım"

diye bildi sadece

Annesi o an yerinden kalkarak lavobaya doğru yürümeye başladı. Zavallı kadın gördükleri karşısında donup kalmıştı. Lavobanın zemininde küçük oğlu kanlar içinde yatıyordu. Bu minik adam sanki ölmüştü. Kadın telaşla kocasına seslendi. Kocası kadının bağırışlarına lavobaya doğru geldi. Adam yaralı çocuğu görür- görmez ambulansı aradı. Evleri çıkmaz sokakta olduğu için onları karşılamaya gitti. Bu zaman Kook odadan çıkıp onlara bakıyordu. Kook Jimini görünce şaşırmıştı. Küçüğü ne haldeydi. Kook onlara yaklaştı. Jimin Kooku görünce istemeden yaşlar süzüldü yanaklarından

Annesi Kooku görüp ona seslendi

"Kook gel yardım et. Kardeşini odama götürelim. Ambulans gelene kadar"

Kook sessizce gelip Jimini kucağına aldı. O Jimini annesinin odasına götürdü. Tamda yatağa uzatacağı sırada fısıldadı

"Eğer annemlere sana yaptıklarımı söylersen, seni her gün döverim. Bunu sakın unutma anladın mı sarı civciv"

Jimin yaşlı gözlerle bu canavara baktı. O bir söz söylemedi. Jimin acılarını içine gömmüştü artık. Annesi ilk yardım çantasını getirerek bu minik çocuğun mikrop kapmasın diye yaralarını temizledi.

🍫🍫🍫🍫🍫🍫🍫🍫🍫🍫🍫🍫🍫🍫🍫🍫

Yazılım hatalarım varsa özür dilerim sizlerden

Elam iyiki varsın senin sayende burada kitap yazmaya başladım seni çok seviyorum.
************************************
Okuyan her kese çok teşekkür ederim. Okurken⭐ basmayı unutmayın.

6 страница14 февраля 2024, 07:39

Комментарии

0 / 5000 символов

Форматирование: **жирный**, *курсив*, `код`, списки (- / 1.), ссылки [текст](https://…) и обычные https://… в тексте.

Пока нет комментариев. Будьте первым!