ÖLMEĞİNİ İSTEMİYORDUM
Jimin kısık sesle
"Sulu göz gece 00:00 da uyuma dileğin gerçek olacak"
Jungkook mutluydu. Ama nerden bilecekti ki, sevdiği o minik insanı kendi elleriyle ölüme gönderdiğini. Bilse yaparmıydı. Yapmazdı. Gece 00:00 da Jungkook Jimini avucuna alıp öpmüştü. Ama içinde bir telaş var. Jimin Jungkookun avuçlarının içinde oturup kısık sesle
"Seni seviyorum. Sulu göz bunu asla unutma olur mu?Sen benim her şeyimsin. Seni çok seviyorum"
Jungkook çok mutluydu. Jimin son kez baktı sevdiğine. Belki bir daha görmeyecekti sevdiğini. Jungkook Jimini alıp yatağın önüne geldi. Sonra Jimini yatağa bırakıp kendiside yatağa uzanmıştı.

Jungkookun yattığını anlayan Jimin yataktan kalkıp mektub yazmaya başladı. Sadece mektubu Jungkookun okumasını istiyordu bu minik adam.


Jiminin yaşlar yanaklarından süzülürken son gücünü toplayarak mektubu zamanı bitene kadar yazmaya çalışıyordu. Mektupta yazılanlar sabah Jungkooku belkide mahvedecekti. Ama Jimin bunu yapması gerektiğini biliyordu.
"Sevdiğim bebek bu zamana kadar seni hep sevdim. Ama sen anneni dinlemedin. Onu bir az dinleseydin ben yanında olurdum. Meleğim sen beni öldürdün. Ama üzülme seni son kayboluşuma kadar seveceğim. İyiki seni tanımışım. Seni seviyorum sulu göz tavşan. İyiki hayatıma girdin. Hoşçakal. Affet atık son çırpınışım. Ben gidiyorum ELVEDA"

Sabah uyanığında Jungkook Jimini değil bir mektup görmüştü. Jungkook mektubu okuyup ve çılgına dönmüştü.

O yerinden kalkarak son gücünü toplayarak, annesinin yanına gitti. Jungkook o an sadece gerçekleri bilmek istiyordu. Jungkook son sesiyle bağırarak.
"Anne anlat o neden gitti"
Annesi oğlunun acısına dayanamayıp ona sarıldı. Onu sakinleştirmek için kısık sesle
"Anneciğim sakinleş ve beni dinle. Periler insanlara seni seviyorum söyleyemez. Söyledikleri zaman ölürler. Eger bunu gece 00:00 da söylerlerse sadece 2 saat daha fazla yaşarlar. Ama bunu gece yarısından önce söylerlerse 15 dakika içerisinde ölürler. Sana söyledim dinlemedin be yavrum. Onu seni sevdiğini söylemesini dilek tuttun. O bir peri ve senin dileğini hayata geçirmesi gerekiyordu. O yüzden dileğini gerçekleştirdi. Affet Jungkook"
Jungkook mahvoluyordu. Canı çok fena yanmıştı. O tuttuğu dilekle sevdiği perinin ölümüne sebep oldu. Artık hiçbir şey değişemez. Jimin artık yoktu.
Jungkook her gün artık sadece Jiminle birlikte dinledikleri şarkıları dinlemeye başladı.

O her gün Jimini bulduğu parka gidiyordu. Her defa belki döner umuduyla gidip o bankta oturuyordu.

Her gün onun resimleriyle dolu anılara bakarak, içinden isyan ediyordu. Bu zavallı çocuk.

Her gece yıldızlara bakarak dilek tutuyordu. Jimin dönsünde onu sevdiğini söylememesine bile razıydı Yeterki minik peri geri dönsün
Ama artık çok geçti.

Zaman geçiyordu. Ama Jungkook hiç iyi olamıyordu. Bayan Jeon bunu görünce artık dayanacak gücü kalmamıştı. Onu tek çaresi Jimin kaybolarken ona bırakıp gittiği kanatlarına büyü yapmaktı. O bu büyünü yaparken kendi hayatının 5 yılını bu kanatlara can vermek için feda edecekti. Oğlu için bunu yapması gerekiyordu. Yapacaktı da, Jungkook için ölümü bile seçerdi Bayan Jeon. Ama Jiminin insan gibi olması için insan gibi gözükmesi için Bayan Jeona 2 yıl gerekiyordu. İnsan gibi davranması insan gibi yemesi insan gibi haraket etmesi için daha 2 yıl gerekirken 4 yılını Jimine sarf etmişti Bayan Jeon. Ama bir sorun vardı. Jimin ve Jungkookun yeniden kendileri karşılaşması gerekiyordu. Bayan Jeon buna bir şey yapamazdı. Bayan Jeon bunu biliyordu.
************************************
Yeni bölümle sizinleyim. Okuyan her kese teşekkürler
Melek arkadaşım Eladenizim iyiki varsın seni seviyorum. Her şey için teşekkürler.
